Türk Ýdaresi Dönemi
Sinop'un Fethi ve Selçuklular Dönemi

Türklerin Anadolu'ya girdikten sonra ilgilendikleri yerler arasýnda Paflagonya ve Sinop civarý da vardýr. 1085 yýlýnda Süleymanþah'ýn komutanlarýndan Karatekin'in Sinop'u Bizanslýlardan aldýðýndan bahsedilir. Ertesi yýl Bizanslýlar, Sinop'u kurtarmak için Konstantin Dalassenos komutasýnda bir donanma gönderdiler. Bu sýrada Ýzmir Bey'i Çaka'nýn Bizans topraklarýna karþý giriþtiði saldýrýlar sýrasýnda Bizanslý komutan Nikephoros'un yenilgiye uðramasý Bizanslýlarý zor durumda býraktýðýndan Konstantin Dalassenos'u geri çaðýrdýlar. Pekar bu sýrada Bizanslýlarýn Sinop'a tekrar sahip çýkmalarý Büyük Selçuklular ile Anadolu Selçuklularý arasýndaki siyasi çekiþmeler yüzünden olmuþtur.

1176 Miryokephalon zaferinden sonra Türklerin Bizanslýlarý Anadolu'nun büyük bir kýsmýndan atabildikleri anlaþýlmaktadýr. Ýbn-î Bibi'deki kayýtlardan anlaþýldýðýna göre Paflagonya bölgesinin fatihleri, baþarýlarýna karþýlýk olarak Selçuklu Sultanlarý tarafýndan ikta olarak verilen Kastamonu yöresinin sahipleri ve Bizanslýlara karþý yürütülen mücadelenin lideri olan Çoban ailesidir. Güçlü bir yönetimle Selçuklular'ýn sonuna kadar Kastamonu ve civarýný elinde tutan bu aile ile Sinop'un birkaç kez Türkler tarafýndan fethedilmesi arasýnda iliþkiler vardýr.

Sinop'un Bizans yönetiminde bulunduðu sýralarda Kýrým'a gitmek isteyen Selçuklu tacirleri burada gemiye binmek suretiyle Sinop Limaný'ndan faydalanýyorlardý. IV. Haçlý Seferi sýrasýnda Haçlýlar, 1204 de Ýstanbul'u ele geçirip bir Latin Devleti kurunca Ýmparatorun damadý Theodoros Lascaris'in kurduðu Ýznik Bizans Devleti ve yine Komnenos hanedanýndan Aleksios ve David Komnenos kardeþlerin Trabzon'da kurduklarý Trabzon Rum Devleti oluþtu. Bu üçe bölünmüþ Bizans mirasý karþýsýnda Anadolu'yu Selçuklu Devleti ikinci planda bir kara devleti haline geliyordu. Oysa Anadolu Selçuklularýnýn Kýrým ticaretini geliþtirebilmeleri ve Karadeniz'de Hýristiyan güçlerine karþý koyabilmeleri için Sinop gibi ticari ve askeri bir limana ihtiyaçlarý vardý. Bu sýrada David Komnenos, kýyý þeridi boyunca ilerleyerek Sinop ve Ereðli'yi aldý. Ýznik devleti ile çatýþmaya girdi. Bu durumda Selçuklu Sultaný I. Gýyaseddin Keyhüsrev ile anlaþan Laskarisler, David Komnenos'u geri çekilmeye zorladýlar. Fakat kendi güvenliklerini düþünen Selçuklular, Karadeniz'de üçüncü bir güç olarak ortaya çýkmak isteyince gözlerini ilk olarak Sinop'a diktiler. Kardeþiyle olan taht kavgasýný halleden I. Ýzzeddin Keykavus, o sýrada Trabzon Rum Ýmparatoru I. Aleksios Komnenos'un Canik tekfuru Kir Aleksi tarafýndan idare edilen ve yöre halkýna çeþitli zulüm ve yaðmalar yapan bu valinin idaresindeki Sinop'a yürüdü.

Þehrin zaptýnýn zor olduðu bilindiðinden muhasaraya ve ablukaya karar verildi ve sultan, vilayet beylerini savaþa çaðýrdý. Olaydan habersiz olan Kir Aleksi bu sýrada Sinop dýþýnda avlanýyordu. Ordudan çýkarýlan bir müfrezenin Kir Aleksi'yi yakalayýp sultanýn önüne çýkartmasý olaylarý hýzla geliþtirdi.

Kalenin önüne getirilen tekfura karþýlýk þehrin teslim edilmeyeceðini söyleyen Sinop'lularýn daha sonra fikirlerini deðiþtirerek þehri kansýz olarak Selçuklulara býrakmalarý bir sürpriz olmuþtur. Bu olaydan sonra yapýlan anlaþmayla Aleksi yýllýk vergiye baðlandý ve adamlarýyla birlikte Canik'e gönderildi. (1214) Þehirde kalmak isteyenler serbest býrakýldý. Þehir tekrar düzenlendi, Kiliseler Camiye çevrildi. Bir medrese yapýldý, kale tamir edildi, tapu defterleri düzenlendi. Þehre Çepni oymaklarýndan boylar yerleþtirildi. Sultan sefere katýlan beylerden Simre Valisi Bedrüddin Ebu Bekir'i Sinop Valisi ve komutaný olarak býraktýktan sonra Sivas'a döndü. Ýbn Said el Magribi, Sinop Limaný'nda Konya Sultanýna ait donanmanýn bulunduðunu, çam ormanlarýyla kaplý Kastamonu ve Amasya daðlarýndan kesilen kerestenin su yolu ile Sinop Darüs Sýn'a'sýnda (tersane) gemi inþaasý için nakledildiðini belirtir. Kýsa sürede oluþturulan bu donanma ile fethin ardýndan Soðdak seferi yapýlýr. Soðdak ve civarýna Ruslar egemen olmuþlardý. Ruslar bu bölgede Selçuklu korumasýný kabul etmiþlerdi. Soðdak'a bir Türk Garnizonu yerleþtirilerek camii yapýldý.(1225) Sinop'tan yapýlan bu sefer Sinop'un üs olarak o dönemdeki gücünü gösterir.

Pervaneoðullarý Dönemi

1243 Kösedaðý yenilgisinden sonra Moðol kontrolüne giren ve hýzla zayýflayan Anadolu Selçuklu hakimiyetinin bu durumu karþýsýnda Trabzon Rumlarýnýn Sinop'u 1259'da tekrar iþgal ettikleri anlaþýlmaktadýr. Moðollara karþý izlediði baðlýlýk politikasý sayesinde devlete hakim olan Pervane Müinüddin Süleyman 1259'dan beri Trabzon Rum yönetiminin elinde bulunan Sinop'un geri alýnmasý isteðini yasallaþtýrmýþtýr. Bu durumda kýsa sürede Selçuklular'ýn eline düþen þehirde kilise olarak kullanýlmakta olan Cami-i Kebir tekrar camiye dönüþtürüldü. Pervane olayý kutlamak için bunun yanýna bir medrese yaptýrdý. Þehrin düþmesi 1262 yýlýnýn yaz aylarýna rastlar. Pervaneoðullarý yönetiminde Karamanoðullarý 1276'da Konya üzerine yürüdükleri zaman Rumlar, yine fýrsat bilerek asker ve silah dolu gemilerle Sinop'a hücum edince sahil kumanda Tayboða liderliðindeki Çepni oymaklarý saldýrýyý püskürtmüþlerdir. Selçuklu Devleti'nin sonlarýna doðru ise Kýrým'da bulunan II. Ýzzeddin Keykavus'un oðlu Rükneddin Geyûmers'in bir ara Sinop valisi olarak görünmesi, Pervaneoðullarý hakimiyetinin bir beylik kuvvetinde olmadýðýný düþündürür. Pervane'nin idamýndan sonra Sinop'ta bulunan oðlu Muinüddün Mehmed, yöreye hakim olmuþ 1297 yýlýnda ölümüne kadar çevresine zalim davranmýþtýr. Mehmed'in ölümünden sonra yerine Müinüdden Süleyman Pervane'nin diðer oðlu Ali'nin oðlu Mühezzübiddin Mesud geçmiþtir.

Mesud zamanýndaki en önemli olay Sinop'ta Cenevizlilerin bir konsolosluklarýnýn açýlmýþ olmasýdýr. Bu sýrada bir Ceneviz donanmasýnýn Sinop'a baskýn yaparak Mesud'u kaçýrmasý ve fidye karþýlýðýnda serbest býrakmasý Cenevizliler ve Türkler arasýnda Karadeniz ticareti konusunda rekabet yaþandýðýný gösterir. Bu devirde Anadolu'dan geçmesi gereken ticaret yolunun boðazlara aktarýlmasý Sinop ve Samsun Limanlarýnýn ticaretine büyük zarar vermiþtir ve Gazi Çelebi'nin XIV. Yüzyýlýn baþlarýnda Cenevizlilere karþý korsanlýða giriþmesinin baþlýca nedeni olmuþtur. Gazi Çelebi'nin babasý Mesud'un son Selçuklu Sultaný mý? Yoksa Pervaneoðlu Mesud mu olduðu fikri tartýþma konusu olmakla birlikte bu kiþinin Pervaneoðlu olduðu kabul edilmiþtir.

Gazi Çelebi'nin erkek evladý olmadýðýndan ölümünde kýzý bir süre babasýnýn yönetimini ele almýþ, hatta bu yüzden Sinop'a bir ara "hatun ili" denmiþtir. O sýrada Kastamonu'da Candaroðlu Süleyman Trabzon Rumlarýnýn þehri iþgal edeceði gerekçesiyle Sinop'u Candaroðlu beyliðine katmýþtýr. (1323) Buraya vali olarak oðlu I. Ýbrahim Bey'i göndermiþtir.

Pervaneoðullarý Beyliði

Anadolu Selçuklulari'nin dagilmasi sirasinda Sinop'ta Pervâne Muineddin Süleyman'in oglu Mehmet tarafindan kurulan beyligin adidir.

Sinop, 1214'te Trabzon Rum Imparatorlugu'ndan alinmis önemli bir deniz üssü ve ticaret iskelesi idi. Anadolu Selçuklulari'nin iç karisikliklari sirasinda Trabzon Rum Imparatoru tarafindan geri alinmis ve kendi topraklarina dahil edilmistir (1259). Pervâne, Ilhanli hükümdari Abaka Han'dan izin alarak Sinop'u ele geçirmek için faaliyete giristi. Yaklasik bir yil karadan denizden kusattigi sehri 1266'da zaptetti. Böylece Selçuklular'in Karadeniz'deki ticaret kapisi olan Sinop, Muineddin Süleyman'a ikta olarak verilmis ve yine onun istegi üzerine kendisine temlik edilmistir.

Sinop'un fethi ve Pervane'ye temlik edilmesi, Sultan Rükneddin Kiliç Arslan ile onun arasinin açilmasina sebep oldu. 1266'da Selçuklu sultaninin Pervane'nin Mogollar tarafindan tahrikiyle öldürülmesinden sonra, Selçuklu Devleti'nin idaresinde Pervane'ye ortak kalmadi. Selçuklu Devleti'nde nâibu's-sultan olan Pervâne, devamli bir sekilde merkezde bulundugundan bizzat Sinop'ta ikamet edememekteydi. Bu sebeple oglu Muinüddin Mehmed'i malikanesi olan Sinop'a gönderdi. Pervane Süleyman, 1277'de Ilhanli hükümdari Abaka Han tarafindan öldürülünce oglu Mehmed istiklâlini ilan ederek Sinop'ta Pervaneogullari adi ile kisa süre devam den beyligi kurmus oldu.

Muinüddin Mehmed yaklasik yirmi yil beyligin idaresini elinde tuttu.

Muinüddin Mehmed, Mogollar ile iyi geçinmek zorunda kaldi ve onlarin verdigi devlet islerinde görev yapti. Bu sirada halki agir vergilerle ezen Mehmet Bey, Mogollar'a karsi bir hareketin hazirliklari içindeyken hastalanarak öldü. Bundan sonra beyligin idaresi Pervane Süleyman'in torunu Mühezzibüddin Mesud tarafindan yürütüldü. Mesud Bey, Mogollar'la iyi iliskilerde bulunarak herhangi bir tehlikenin gelmesini önledi. Ayrica devletin sinirlarini genisleterek Bafra ve Samsun'u ele geçirdi. Mesud Bey, Sinop'ta ticarî koloni bulunduran Cenevizliler tarafindan ticarî bir anlasmazlik sebebiyle ani bir baskinla esir edilerek Ceneviz müstemlekesi olan Kefe'ye götürüldü. Ancak çok agir bir fidye ödemek suretiyle tekrar Sinop'a döndü (1298). Bundan iki sene sonra vefat eden Mesud Bey'in yerine oglu Gazi Çelebi, Sinop emiri oldu (1300). Donanmaya önem veren Gazi Çelebi, önce Trabzon Rum Imparatoru ile anlasarak Kirim ve Kefe taraflarina sefer düzenledi ve bir Ceneviz donanmasini Kefe yakinlarinda maglup etti (1313). Daha sonra da Trabzon'a karsi hücuma geçti (1319). Cenevizliler'in 1322'de Sinop'a karsi giristikleri saldiriyi basariyla püskürttü. Gazi Çelebi'nin erkek evladi olmadigi için Kastamonu beyi olan Candaroglu Süleyman Pasa'nin hakimiyetini tanidi. 1322'de vefati üzerine bir ara kizi Sinop'ta beylik etmis ve bu sebeple Sinop'a Hatuneli adi da verilmistir. Daha sonra Candaroglu Süleyman Pasa tarafindan ilhak edildi. Böylece Pervaneogullari Beyligi, Candarogullari Beyligi'nin topraklarina katildi.

Sinop'ta Pervane Süeyman tarafindan 666 (1267-1268)da yaptirilan Ulu Cami en önemli mabedler arasindadir. Yine Pervane Süleyman Medresesi ve Pervane türbesi, Pervaneogullari Beyligi devrinden kalma mimarî eserlerdir.

Candaroðlu-Ýsfendiyaroðullarý Beyliði Dönemi

Sinop'un Osmanlýlara kadar tarihi tamamen Candaroðlu Beyliði'nin geliþimi içinde kaldýðýndan bu beyliðin tarihine ve olaylarýna bakmak gerekir. Selçuklu hanedanýnýn taht kavgalarýna karþý Ýlhanlý hükümdarý Geyhatu'nun Anadolu'ya gönderdiði yardýmcý kuvvetler arasýnda Þemseddin Yaman Candar komutasýnda bir kuvvetin olduðu ve mücadeledeki hizmetine karþýlýk olarak Geyhatu tarafýndan kendisine Osmanlý tahrir defterlerinde Eflagunlu þeklinde geçen Eflani'nin verilmiþ olduðu kaydedilmektedir. Ölümünden sonra oðlu Süleyman Bey Eflani'de beyliðin baþýna geçmiþ, Kastamonu ve Safranbolu'yu alarak hakimiyetini geniþletmiþtir. Bu arada beyliðin merkezini Kastamonu'ya nakletmiþtir.

1323 yýlýnda Sinop'u da topraklarýna katan Süleyman Bey þehrin yönetimini oðlu Ýbrahim Bey'e vermiþtir. Sinop'un alýnmasýyla Candaroðlu Beyliði Karadeniz'de Ceneviz ticaretine rakip olarak çýkmýþtýr. 1341'de Süleyman Bey'in yerine tahta oturan oðlu I. Ýbrahim Bey hakkýnda eldeki tek belge, h.742/1341 tarihli Sinop'ta kendisi tarafýndan yaptýrýlan camiinin kitabesidir. Ýbrahim Bey zamanýnda Candaroðlu donanmasý düþmanlara karþý gelebilecek güçtedir. Ýbrahim Bey'den sonra iktidara Yakub Bey'in geçtiði hakkýnda bilgiler varsa da kaynaklar açýk bir bilgi vermezler.

H.747/1346-1361 tarihleri arasýnda hüküm sürdüðü sanýlan Adil Bey'in beylikte kaldýðý süre kesinlik kazanmamýþtýr. Venediklilerin iki müþavirle ve oniki üyeli meclis yardýmýyla bir konsolos tarafýndan idare edilen ticaret kolonisinin de ilk faaliyetleri bu tarihlere rastlar. Adil Bey'den sonra yerine "kötürüm" sýfatýyla tanýnan oðlu Celaleddin Beyazit Bey geçmiþtir.

H.787/1385 yýlýnda ölen Kötürüm Beyazýt yerine Ýsfendiyar Bey geçti. Bu dönemden sonra Candaroðlu Beyliði hanedaný Kastamonu ve Sinop'ta ayrý ayrý hüküm süren beyler olarak ikiye ayrýlmýþtýr. Sinop'ta hükümdarlýk yapan beyler Ýsfendiyar Bey'den geldikleri için hanedanýn Sinop koluna "Ýsfendiyaroðullarý" denmiþtir. Yýldýrým Beyazýt döneminde Osmanlýlara karþý Karamanoðullarý'nýn kurduðu ittifaka Kötürüm Beyazýt'ýn oðlu Süleyman Bey de katýlmýþtýr. Bunun üzerine Yýldýrým Beyazýt Kastamonu'da hüküm süren Süleyman Bey'in üzerine yürüdü ve H.794/1392 yýlýnda yapýlan savaþta Süleyman Bey yenildi. Bu sýrada Yýldýrým Beyazýt Sinop'u da kuþatmýþ ancak alamamýþtýr. Süleyman Bey'in ölümünden sonra Sinop'tan ibaret olan Candaroðlu topraklarýna Ýsfendiyar Bey hükümdar oldu. Yýldýrým Beyazýt'ýn 1402'de Ankara yenilgisinden sonra Candaroðullarý'nýn eski topraklarýnýn yaný sýra Kastamonu, Çankýrý ve Kalecik de Timur tarafýndan Ýsfendiyaroðlu yönetimine býrakýldý. I. Mehmet Devri'nde Ýsfendiyar Bey'in oðlu Kasým, Kastamonu ve çevresinin kendisine verilmesi için Osmanlý Padiþahýnýn yardýmýný istedi. Ýsfendiyar Bey Sinop'a çekilerek topraklarýný Osmanlýlara býraktý. I. Mehmet, bu topraklarýn yönetimini Kasým Bey'e verdi. II. Murat ise 1425 yýlýnda Ýsfendiyar Bey'in oðullarý ile kýz kardeþlerini evlendirerek Ýsfendiyaroðlu mirasý üzerinde kuvvetli haklar elde etti. Bu sýrada Ýbrahim Bey ile Selçuk Hatun, Kasým Bey ile de Sultan Hatun evlenmiþlerdir.

Mezar kitabesine göre H. 842/1439 yýlýnda ölen Ýsfendiyar Bey'in yerine II. Ýbrahim Bey geçti. H.847/1443 yýlýna kadar tahtta kalan Ýbrahim Bey mezar kitabesine göre Sinop'ta ölmüþtür. Yerine geçen oðlu Ýsmail Bey Ýstanbul'un Osmanlýlar tarafýndan muharasýna ordu ile katýlmak zorunda kalmýþtýr.

Özellikle ipek yolu üzerinde bulunan Ýsfendiyaroðullarý ülkesini ele geçirmek ve böylece batý seferiyle uðraþýrken tüm kuzey Anadolu'daki beylik ve devletleri fethetmek isteyen Fatih Sultan Mehmet'in ilk hedefi Sinop oldu. Fatih Sultan Mehmet Kastamonu'ya gelerek ordugahýný kurdu ve Mahmut Paþa'yý Sinop'a gönderdi. Bu sýrada donanma da Sinop Limaný'na girdi. Sinop karadan ve denizden kuþatýldý. Mahmut Paþa Ýsmail Bey'e bir mektup göndererek kaleyi teslim ettiði takdirde kendisine Anadolu'da istediði yerin yurtluk olarak verileceðini bildirdi. Teklifi kabul eden Ýsmail Bey 1461 Mayýs ayýnda þehri Osmanlýlara teslim etti. Daha sonra Ýsmail Bey'in Anadolu'da kalmasý mahsurlu görülerek Filibe'de dirlik verildi. Ýsmail Bey burada 1479 yýlýnda öldü.

Candaroðlu Beyliði döneminden önemli bir belge, 1331-32 kýþýnda I. Süleyman Bey'in hükümdarlýðý sýrasýnda büyük Ýslam seyyahý Ýbn-i Batutan'ýn þehre geldiðinde aldýðý gözlemlerdir. Burasý kalabalýk bir þehir olup, savunma bakýmýndan iyi imkanlara sahiptir. Þehrin doðu tarafý hariç her tarafý denizle çevrilidir. Þehrin tek kapýsý vardýr o da doðudadýr. Belde hakiminin izni olmadan kimse oradan içeri giremez. En çok üzüm ve incir yetiþir. Sinop Camii en güzel camilerinden biridir. Sinop Candaroðlu idaresinde iken þehri gören Clavijo ve Pero Tafur'un verdikleri bilgiler genel mahiyette kalýr.

Osmanlý Dönemi

Sinop'un fethi ile Ýsfendiyar tersanesi de Osmanlýlar'a geçti ve burasý Gelibolu ile devletin baþlýca üslerinden biri oldu. Ýdari bakýmdan Kastamonu sancaðýna baðlanan Sinop, Kýrým ve Karadeniz'e yapýlan seferlerde üs hizmetini gördü. Osmanlý yönetiminde Sinop, XVI. Yüzyýlda Celali ve Suhte ayaklanmalarý sýrasýnda zorluklarla karþýlaþtý. 1614'de Kazaklar Sinop'a saldýrdý. Karadeniz muhafýzý Ýbrahim Paþa baskýnla Kazaklar'ý bozguna uðrattý. Sinop'a yönelik kazak saldýrýlarý ancak IV. Murat döneminde durdurulabildi.

XVIII. Yüzyýl sonlarýnda Ruslarýn Kýrým'ý iþgalleri sýrasýnda Sinop'ta tersanenin yoðun olarak gemi yapýmýnda çalýþtýðýný Osmanlý arþivlerinden öðrenmekteyiz. II. Mahmut devrinin ilk yýllarýnda tüm imparatorlukta olduðu gibi ayanlarýn güçlenmesi nedeniyle ortaya çýkan isyanlarý devleti güçlükle önlediði anlaþýlýr. 1827 - 1828 Osmanlý-Rus savaþlarýnda Sinop kalesine asker gönderilmiþ, Sinop ayaný Kavizade Hüseyin Bey kale muhafýzý olarak atanmýþtýr. 1853 yýlýnda Rus donanmasý tarafýndan yapýlan Sinop baskýný Osmanlý Devleti ve müttefikleri ile Rusya arasýnda Kýrým savaþýnýn baþlamasýna neden olmuþ, bu da Sinop'un geliþmesinde dönüm noktasý olmuþtur. Sinop baskýný nedeniyle gerçekleþen Kýrým savaþý sonrasýnda Sinop sancaðýna Kafkaslardan muhacir geldiði de bilinir. Bu savaþtan sonra imzalanan Paris Anlaþmasýna göre tarafsýz bölge haline getirilen Karadeniz'de Osmanlý Devleti ve Rusya ne tersane ne de donanma bulundurmayacaklardý. Ýki devlette kýyýlarda güvenliðin korunmasý gerekli olduðundan savaþ gemilerinin sayýsýný aralarýnda özel bir anlaþmayla kararlaþtýracaklardý. Bu anlaþmadan sonra Sinop'ta ufak çapta da olsa tersane faaliyetinin olduðu anlaþýlmaktadýr.

Bu baskýndan ve savaþtan sonra askeri bir tersane þehri olmaktan çýkan Sinop, II. Abdülhamit döneminde suçlularýn alýkonulduðu iç kaledeki hapishanesiyle ünlenmiþtir. 93 Harbi sýrasýnda Sinop Limaný'nýn tahkim edildiði ve gece giriþinin yasaklandýðý bilinir.

Osmanlý Dönemi'nde Sinop'ta Nüfus ve Ekonomik Yaþam

Þehrin Osmanlý sistemi içinde asýl önemi ticari ve askeri gemi yapýmýndan ve kerestecilikten ileri gelmiþtir. XVII. Yüzyýl ortalarýnda Sinop'un kale içinde ve dýþýnda 24 mahallesi vardý. Hýristiyan mahalleleri deniz kýyýsýnda bulunurdu. Bir bölümü kale onarýmýyla görevli olduklarýndan haraç vermezdi. 1582 de 3000-5000 arasýnda olduðu tahmin edilen kent nüfusu, 1783 de 15000 e kadar yükselmiþtir.

Sinop kentinin ekonomik açýdan tarih boyunca ve özellikle XII. Yüzyýlda zayýf olmasýnýn baþlýca nedeni bir liman kenti olan Sinop'un arkasýndaki yüksek dað sýralarýnýn karayolu ulaþýmýný engellemesi olmuþtur. Kereste üretimi de orman tahribatý nedeniyle Ayancýk'a kaymýþtýr. Ayrýca þehri tümüyle harap eden büyük yangýnlarýn þehrin geliþimini engellediði görülmüþtür. Bu yangýnlar içinde 1917 ve 1946 yangýnlarý önemlidir.

Kaynak : www.sinop.gov.tr

 

MKPortal C1.2 ©2003-2008 mkportal.it